kancalı kurtlar

Ağız koruncakları gelişkin ve keskin dişli olup, sindirim aygıtı asalağı olarak önem taşıyan yuvarlak solucanlar familyası; çengelli kurtlar.

"kancalı kurtlar" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


kancalı küre

(Yun. ongkos: çengel; sphaira: yuvarlak) Şeritlere ait, keseli kurt evresinden önce meydana gelen kancalı bir larva tipi. Onkosfer.

"kancalı küre" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


kancalı pulluk

drag-hook plough

"kancalı pulluk" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


kancalı ray

Askı halatlarının bağlandığı kancaların bulunduğu demir ray. Bunlar genellikle sahnenin yan duvarlarındadır.

"kancalı ray" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


kancalı solucan

İlkel solucanlardan, yuvarlak solucanlar (Aschelminthes) sınıfının, iplik solucanları (Nematodes) takımından, erginleri insan ve maymunların ince bağırsaklarında asalak yaşayan, larvalarının bir ara konağı olmayan, 8-18 mm kadar boyda bir tür.

"kancalı solucan" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


kancalı tel tutucu

Ucu kanca biçiminde olan tel tutucu.

"kancalı tel tutucu" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


kancalığın

Nerede bulunduğunu

"kancalığın" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


kancar

Hématochroïne

"kancar" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


kancarı

bk. kancaru

"kancarı" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


kancarısın

Nerede olduğunu, bulunduğu yeri

"kancarısın" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


kancaru, (kancarı, kançaru)

Nereye, neresi, ne tarafa.

"kancaru, (kancarı, kançaru)" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


kancasa, (kancasanaya, kancasına, kancaya, kancasaya)

Bir tarafa, her hangi bir yere

"kancasa, (kancasanaya, kancasına, kancaya, kancasaya)" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


kancasanaya

bk. kancasa

"kancasanaya" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


kancasaya

bk. kancasa

"kancasaya" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


kancasına

bk. kancasa

"kancasına" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


kancasız

sf. Kancası olmayan.

"kancasız" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


kancaya

bk. kancasa

"kancaya" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


kancayı takmak (veya atmak)

bir kimsenin kötülüğü için uğraşmak: “İçlerinden birine kancayı atmış, maksadı, onu üzmek, ona eziyet etmektir.” -R. H. Karay.

"kancayı takmak (veya atmak)" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


kance

Cep, ön cep, yelek cebi

"kance" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


kancı

Meyve dilimi.

"kancı" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


kancık

Kâğıt oyunlarında 10 değer taşıyan ikili ya da onlu iskambil kâğıdı.

"kancık" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


kancık yel

Lodos rüzgârı.

"kancık yel" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


kancık, -ğı

sf.

"kancık, -ğı" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


kancıkağaç

içi oyuk semer ağacı. (Yeşilköy *Gelendost -Isparta)

"kancıkağaç" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


kancıkça

zf. (kancı'kça) Döneklik ederek, gizlice kötülükte bulunarak.

"kancıkça" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


kancıklamak

Mızıkçılık etmek.

"kancıklamak" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


kancıklık etmek

döneklik, kalleşlik etmek.

"kancıklık etmek" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


kancıkmak

Kan oturmak

"kancıkmak" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


kancıkmenteşe

Menteşenin yuvarlak kısmı. (Akçaşar *Yalvaç -Isparta)

"kancıkmenteşe" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


kancıkşakı

Kirmenin iki kanadından üst orta kısmı çukur olanı. (Saçıkara *İslahiye -Gaziantep)

"kancıkşakı" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


kancıl

a. biy. Kanda yaşayan asalak.

"kancıl" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


kancıl (derice)

Hémateux, euse (dermatose)

"kancıl (derice)" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


kancıl akyuvar artımca

Leucémie, leukemi. Syn. leucocythémie

"kancıl akyuvar artımca" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


kancıl bellirler

Hématocristall

"kancıl bellirler" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


kancıl boya

Hématospilie

"kancıl boya" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


kancıl dirikler

Hématobie

"kancıl dirikler" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


kancıl göbek debesi

Hématomphale

"kancıl göbek debesi" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


kancıl göver öz

Hématocyamine

"kancıl göver öz" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


kancıl iğ

Hémopathie

"kancıl iğ" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


kancıl kara kezik

Hémotyphus

"kancıl kara kezik" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


kancıl kınca

Hématocyste

"kancıl kınca" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


kancıl kıncak

Hématocyste

"kancıl kıncak" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


kancıl öd ipkin işem

Hématoporphyrinurie, porphyrinurie

"kancıl öd ipkin işem" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


kancıl öd ipkini

Hématoporphyrine

"kancıl öd ipkini" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


kancıl öd öz

Hémophénie

"kancıl öd öz" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


kancıl önk

Hématospilie

"kancıl önk" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


kancıl porlular

Omurgalılarda alyuvar asalağı olarak yaşayan sporlular takımı. Sıtma asalağı bu takımdandır.

"kancıl porlular" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


kancıl sütmük yuvar artımı

Lymphocytémie

"kancıl sütmük yuvar artımı" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


kancıl tunçça

İctère infectieux des nouveau=nés, tubulhématie, maladie bronzée hématique, maladie de winkel

"kancıl tunçça" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


kancılamak

Açgözlülük etmek.

"kancılamak" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

Sosyal Medya