sıçabilme

a. Sıçabilmek işi.

"sıçabilme" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


sıçabilmek

(nsz) Sıçma imkânı veya olasılığı bulunmak.

"sıçabilmek" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


sıçağan

Büyük abdestini kaçırmayı adet hâline getiren, tutamayan (kişi),

"sıçağan" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


sıçak hevet

Hamamda terleme bölümü.

"sıçak hevet" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


sıçalak

Sık sık, oraya buraya dışkı yapan hayvan : Kedinin kuyruğunu çekme sonra sıçalak olur.

"sıçalak" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


sıçan akarı

Sıcak ve ılıman ülke sıçanlarından kan emmekle birlikte, insanlara da saldırarak, kaşıntılı deri yangıları doğurabilen, bir milimetreden küçük, örümceğimsi eklembacaklı. (Ankara'da görülmüştür.)

"sıçan akarı" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


sıçan akarı dermatitisi

Ornithonyssus bacoti’nin neden olduğu deri yangısı.

"sıçan akarı dermatitisi" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


sıçan başlı iskorpit

(zooloji)

"sıçan başlı iskorpit" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


sıçan biti

Sıçanların sırtında yaşayan ve tifüs etkenlerini bulaştırabilen sokucu bit.

"sıçan biti" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


sıçan cüzzamı

Sıçanlarda Mycobacterium lepraemuriun’un neden olduğu, deri ve yüzeysel lenf yumrularının granülomlu yangısıyla belirgin deri hastalığı.

"sıçan cüzzamı" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


sıçan deliğe sığmamış, bir de kuyruğuna kabak bağlamış

1) “kendisi sığıntı durumundayken yanına bir kişi daha almış” anlamında kullanılan bir söz; 2) “bir işi başaramayacak durumdayken bir iş daha yükleniyor” anlamında kullanılan bir söz.

"sıçan deliğe sığmamış, bir de kuyruğuna kabak bağlamış" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


sıçan deliği aramak

saklanacak bir yer aramak: “Askere gitmemek için sıçan deliği arıyordu değil mi?” -O. Kemal.

"sıçan deliği aramak" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


sıçan deliği bin akçe

“kaçıp saklanacak yer yok” anlamında kullanılan bir söz.

"sıçan deliği bin akçe" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


sıçan deliğine paha biçilmez olmak

“güç bir durumda sığınacak bir yer bulmakta güçlük çekmek” anlamında kullanılan bir söz.

"sıçan deliğine paha biçilmez olmak" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


sıçan dikeni

Bir çeşit dikenli bitki, cardinis, acenthoides.

"sıçan dikeni" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


sıçan dişli

Serrulé, ée

"sıçan dişli" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


sıçan düşse başı yarılır

“hiçbir şey yok” anlamında kullanılan bir söz: “Bir zamanlar hazinemiz tamtakırdı, sıçan düşse başı yarılırdı.” -T. Halman.

"sıçan düşse başı yarılır" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


sıçan fiği

(botanik)

"sıçan fiği" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


sıçan ısırığı ateşi

İnsanlarda, kedilerde ve köpeklerde sıçanların ısırığıyla bulaşan klinik olarak birbirine benzeyen, etiyolojik olarak birbirinden ayrı iki farklı hastalık tablosu.

"sıçan ısırığı ateşi" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


sıçan kancalı kurdu

Ratlarda parazitlenen nematod türü, Nippostrongylus muris.

"sıçan kancalı kurdu" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


sıçan kuyruklu kurt

Boksineğinin, çok uzun kuyruklu kurtçuklarına verilen özel ad.

"sıçan kuyruklu kurt" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


sıçan kuyruklu maggot

Eristalis ve Helophilus cinsinde bulunan sineklerin bağırsak ve nazal miyazise neden olan larvaları.

"sıçan kuyruklu maggot" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


sıçan otu ağulanması

Arsénicisme, Arséniophtisie

"sıçan otu ağulanması" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


sıçan piresi

Sıçanla insandan başka, birçok kemiricilerin de kanını emerek yaşayabilen, veba bulaştırıcı ve sıçan şeridine arakonakçı, sarı kestane renginde pire; doğu sıçan piresi.

"sıçan piresi" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


sıçan şeridi

Sıçanlarda yaşayan, maymun, köpek ve insanlara, özellikle çocuklara bulaşabilen, yarım metre boyunda şerit.

"sıçan şeridi" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


sıçan yangısı

Typhus murin

"sıçan yangısı" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


sıçan yolamağı

Keçi yolu

"sıçan yolamağı" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


sıçan yolu

a. Lağım yolu veya buna benzer yer altı yolu: “Yere kazılan derin hendeklerden ve sıçan yollarından kaçabilirlerdi.” -İ. O. Anar.

"sıçan yolu" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


sıçana dönmek

üstü başı çok ıslanmak.

"sıçana dönmek" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


sıçancık

Kerkenez kuşu.

"sıçancık" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


sıçancıl

Kerkenez kuşu.

"sıçancıl" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


sıçandişi

a. (sıça'ndişi) Giysi veya başka bir şey kenarını kıvırıp yapılan dikiş, antika.

"sıçandişi" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


sıçandişli

sf. Sıçandişi türünde olan: “Ağızlarına kenarı antika işlemeli, sıçandişli patiskalar, mermerşahiler bağlanır.” -S. M. Alus.

"sıçandişli" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


sıçanduzağı

Aldatılma, fak: Ben heç sıçanduzağına düşecek adam mıyım?

"sıçanduzağı" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


sıçangiller

ç. a. hay. b. Omurgalı hayvanlardan, sıçanları ve sıçanımsıları içine alan geniş bir familya.

"sıçangiller" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


sıçanımsılar

ç. a. hay. b. Bazı sınıflandırmalara göre, omurgalı hayvanlardan memeliler sınıfının, kemiriciler takımının bir alt takımı.

"sıçanımsılar" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


sıçankulağı

a. (sıça'nkulağı) bit. b. Farekulağı.

"sıçankulağı" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


sıçankuşu

(zooloji)

"sıçankuşu" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


sıçankuyruğu

a. (sıça'nkuyruğu) tek. Delikleri genişletmek için kullanılan konik ve uzun bir tür törpü.

"sıçankuyruğu" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


sıçankuyruğu eye

Kaşık saplarına süs yapmak için kullanılan bir araç.

"sıçankuyruğu eye" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


sıçanlamak

Kırkını dolduran çocuğa her gittiği yerde yumurta, mendil, çorap, ekmek gibi verilen armağanlar.

"sıçanlamak" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


Sıçanlı

Iğdır ili, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

"Sıçanlı" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


sıçanotu

a. (sıça'notu) hlk. Arsenik.

"sıçanotu" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


sıçanotu ağulanım

Arséniciase

"sıçanotu ağulanım" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


sıçanoynağı

İyileşmesi güç bir çeşit yara.

"sıçanoynağı" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


sıçanölüsü

Kesilmeden tüm kurutulan armut.

"sıçanölüsü" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


sıççıramak

Sıçramak

"sıççıramak" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


sıçgak

sıçırgan, sık sık sıçan

"sıçgak" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


sıçgan

sıçan, fare

"sıçgan" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.


sıçgan yılı

Türkler'in onikili yıllarından biri

"sıçgan yılı" kelimesinin açıklamasının tamamını görmek için tıklayın.

Sosyal Medya